Tavaya yumurtayı kırdım şöyle cıvık sarılı bir yumurta pişirip afiyetle yiyeceğim, messengerden bir ses geldi (dınının) diye. Bir bakayım dedim ocağı kapattım pc başına geldim. Arkadaş "burnun nasıl oldu" diyo "sanane " dedim döndüm mutfağa.Dönmemle çığlığı basmam bir oldu.
Benim yumurta sıcaktan pişmiş, o cıvık bırakmak istediğim sarısı marısı kavrulmuş gitmiş. Neyse büyük bir soğukkanlılıkla toparladım kendimi.
Arkadaş böyle bir sıcak böyle bir saçmalık görmedim ben, nerde o efil efil esen rüzgar, nerde o martılar
kuşlar.
Dedim salla yumurtayı-köfteyi, aldım kolayı lıkır lıkır diktim. Boğazımda tarifi imkansız bir yanma oldu, çok sevindim :)
Bu arada 10 gündür burnumda istirahat eden tamponu bugün çıkarttırdım, doktor bey saolsun iyi iş çıkarmış, artık burnumdan çekebildiğim nefes akciğerlerime kadar hiçbir engelle karşılaşmadan gidebiliyor.
O tarifi imkansız yanmadan 2 saat sonra yine bütün sıcağı vücudumun derinliklerinde hissetmeye başladım. Bu ne sıcak, bu ne metanet, bu ne hassasiyet.
Açtım tv'yi bir baktım bıdıl bıdıl yürüyo gerizekalı karette karetteler. Bu kadar mı sıcak olur hayvanların canına
tak etmiş, sanki hayatlarında deniz görmemiş gibi sıcak kumlardan serin sulara doğru (gavuru denize döktüğümüz günki gibi) koşuyolar.
Denyolara bir özendim bir özendim bilemezsin be blog. Hele bir denizle buluşmaleri vardıki zırtoların anlatamam, ağlamamak için zor tuttum kendimi.
Ben duşa giriyorum blog, seni kendinle başbaşa bırakıyorum. Selametinen kal...
kuşlar.Dedim salla yumurtayı-köfteyi, aldım kolayı lıkır lıkır diktim. Boğazımda tarifi imkansız bir yanma oldu, çok sevindim :)
Bu arada 10 gündür burnumda istirahat eden tamponu bugün çıkarttırdım, doktor bey saolsun iyi iş çıkarmış, artık burnumdan çekebildiğim nefes akciğerlerime kadar hiçbir engelle karşılaşmadan gidebiliyor.
O tarifi imkansız yanmadan 2 saat sonra yine bütün sıcağı vücudumun derinliklerinde hissetmeye başladım. Bu ne sıcak, bu ne metanet, bu ne hassasiyet.
Açtım tv'yi bir baktım bıdıl bıdıl yürüyo gerizekalı karette karetteler. Bu kadar mı sıcak olur hayvanların canına
tak etmiş, sanki hayatlarında deniz görmemiş gibi sıcak kumlardan serin sulara doğru (gavuru denize döktüğümüz günki gibi) koşuyolar.Denyolara bir özendim bir özendim bilemezsin be blog. Hele bir denizle buluşmaleri vardıki zırtoların anlatamam, ağlamamak için zor tuttum kendimi.
Ben duşa giriyorum blog, seni kendinle başbaşa bırakıyorum. Selametinen kal...











11 Yorum:
ahahha ilk kez takdir ettim la abi seni.. harby güel olmuş bu yazı ama robinson kruzdan esinlenmede hissetymedim değil ahahah çok güzel olmuş=)
hergün yazmazsan adam değilsin :D
yazıdan kaplumbağaları cıkar bence ama =)
Quaresma7;
Saol la, senin tarafından takdir edilmek büyük zevk.
Romeo;
Valla iş başı yapana kadar yazıyoz, sonra ne olur bilemem. Ama bu bloguda diğer bloglarım gibi kapatmak istemiyorum.
Bu arada kaplumbağaları seviyorum ben :)
Ben de burnumdan ameliyat olucam. Sen öyle derin nefesten bahsedince bi özendim ki sorma. O günleri ben de görmek istiyorum.
o sevimli kaplumbağaları tv de gördüm sadece. hakkaten suyla buluşma anları çok eğlencelidir.
hacı geç bunarı yauw daha anlamlı şeyler yaz avea 5000 msg verio 39 kontöre nie bunları yazmıyosunuz :D
written by: yasin ..'salvo
bi erkek nasıl çığlık atar?
bi ses kaydı yapsan :)
geçmiş olsun...:)
Teşekkür ederim..
Leyla;
Birkere erkek adam öyle herşeye çığlık atmaz :)
Diyelimki attı, kimse duymaz. Diyelimki birisi duydu, öyle normal çığlığa benzetemez.. :)
sesi düşününce bile komik oluyo hahahahahahha:D
Yorum Gönder